Psikolojik destek alma süreci, kişinin en mahrem duygularını ve düşüncelerini bir yabancıya açmasıyla başlar. Bu noktada akıllara gelen ilk soru şudur: “Psikolog gizliliği nasıl sağlar?” Bir psikolog ile paylaştığınız bilgilerin sınırları nelerdir ve bu bilgiler hangi durumlarda üçüncü şahıslarla paylaşılabilir?

Psikolog gizlilik ilkesi, Yetkin Psikoloji bünyesinde yürütülen tüm terapi süreçlerinin temelini oluşturur. Terapi süreci, kişinin en özel düşüncelerini, duygularını ve yaşam deneyimlerini açtığı güvenli bir alandır. Bu alanın korunması ise mesleki sorumluluğun en önemli parçasıdır.

Psikoterapide Gizlilik (Confidentiality) Neleri Kapsar?

Psikoterapinin temel taşı güvendir. Danışan, yargılanmayacağını ve anlattıklarının o odanın sınırları içerisinde kalacağını bilmek ister. Türk Psikologlar Derneği (TPD) Etik Yönetmeliği’ne göre; psikologlar, hizmet verdikleri kişilerden edindikleri bilgileri saklamakla yükümlüdür. Bu sadece bir nezaket kuralı değil, profesyonel bir zorunluluktur.

Psikolog gizlilik ilkesi; seans sırasında paylaşılan sözlü bilgileri, yazılı notları, test sonuçlarını ve tüm kişisel verileri kapsar. Danışanın kimlik bilgileri dahi üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Seans içerikleri; aile üyeleri, eş, işveren veya başka kurumlarla danışanın açık onayı olmadan kesinlikle konuşulmaz.

Terapi ve Güven İlişkisi

Psikolog Gizlilik İlkesini Hangi Durumlarda Bozar?

Gizlilik ilkesi çok katı olsa da, etik ve yasal olarak bu kuralın “esnediği” istisnai durumlar mevcuttur. Bu durumlar genellikle “zararı önleme” prensibine dayanır:

  1. Kendine Zarar Verme Riski: Danışanın intihar düşüncesi veya planı gibi kendine yönelik ciddi bir hayati tehlikesi varsa.
  2. Başkasına Zarar Verme Riski: Danışanın somut bir kişiye yönelik şiddet uygulama veya hayati tehlike oluşturma niyetini beyan etmesi.
  3. Çocuk ve Yaşlı İstismarı: 18 yaş altı çocukların veya bakıma muhtaç yaşlıların istismar edildiğine dair şüphe bulunması (Yasal bildirim zorunluluğu).
  4. Mahkeme Kararları: Nadir durumlarda, bir hakimin yazılı emri veya mahkeme celbi ile belirli bilgilerin talep edilmesi.

Online Terapide Gizlilik ve KVKK Süreci

Günümüzde popülerleşen Çevrimiçi Terapi (Online Psikolog) seanslarında gizlilik, sadece sözlü değil teknik bir boyuta da taşınmıştır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) standartlarına göre sağlık verileri “özel nitelikli kişisel veri” statüsündedir ve en üst düzeyde korunur.

Güvenli bağlantı sistemleri kullanılır, seans kayıt altına alınmaz ve kişisel veriler korumalı sistemlerde saklanır. Terapi sürecine başlamadan önce Yetkin Psikoloji tarafından “Bilgilendirilmiş Onam Formu” sunulur ve sınırları net bir şekilde çizilir. Kişi, bilgilerinin güvende olduğunu bildiğinde kendini daha derinlemesine açar ve iyileşme süreci hızlanır.


Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)

1. Psikoloğum aileme bilgi verir mi? Hayır. Reşit olan bireylerde, danışanın açık rızası (onayı) olmadan aileye, eşe veya işverene hiçbir bilgi verilmez. Eşiniz terapiye geldiğinizi öğrenmek istese dahi onayınız olmadan bu bilgi reddedilir veya doğrulanmaz.

2. Seanslarda not tutulması gizliliği ihlal eder mi? Hayır. Psikologlar süreci takip etmek için profesyonel notlar tutar ancak bu notlar kilitli dolaplarda veya şifreli dijital ortamlarda, kimlik bilgileri tamamen anonimleştirilerek (isim kullanılmadan) saklanır.

3. Psikoloğum beni dışarıda gördüğünde selam verir mi? Çoğu psikolog, gizliliği korumak adına dışarıda karşılaştığında danışanına ilk selamı vermez. Bu, sizin terapi aldığınızın başkaları tarafından anlaşılmaması için alınan etik bir önlemdir. Eğer siz selam verirseniz, o da nezaketle karşılık verecektir.

4. Ses veya video kaydı alabilir miyim? Terapötik alanın güvenliğini sarsacağı için terapi seanslarının danışan veya terapist tarafından izinsiz ses veya görüntü kaydının alınması yasal ve etik olarak yasaktır.

Bu Konuda Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Okuduklarınız size tanıdık geliyorsa ve bu süreci tek başınıza yönetmekte zorlanıyorsanız, bilimsel temelli terapi yaklaşımlarıyla yanınızdayız.